Proje alanı, kente Ankara–İstanbul yönünden yaklaşan karasal akışın, Karadeniz ile ilk kez karşılaştığı kritik bir eşik noktasında konumlanır. İç bölgelerden D-100 üzerinden ilerleyen süreklilik, bu noktada ani bir kırılma yaşar ve yerini bütünüyle farklı bir mekânsal duruma bırakır: suya. Bu kırılma yalnızca fiziksel bir sonlanma değildir; aynı zamanda güçlü bir fenomenolojik dönüşümdür. Kara üzerinde ilerleyen hareket; yönelimli, sınırlı ve süreklilik hissi taşıyan bir karaktere sahiptir. Oysa denizle karşılaşma anında bu kurgu çözülür: yön ortadan kalkar, sınırlar silikleşir ve sonsuzluk duygusu açığa çıkar. Bu ani değişim, bireyde belirgin bir psikolojik eşik üretir. Hareket hâlindeki beden, bir anda durma, yavaşlama ve algılama durumuna geçer. Karasal yoğunluk yerini açıklığa bırakırken, insan kendisini daha geniş ve kapsayıcı bir varlık alanı içinde konumlandırır. Bu nedenle önerilen yerleşim, bu eşik deneyimini bastırmak yerine açığa çıkaran ve güçlendiren bir yaklaşımla kurgulanmıştır. Tasarımın temel amacı, kıyıya doğru yönelen bu fenomenolojik açılımı desteklemek; hem doğudaki karayolu akışını dönüştüren hem de Samsun’un iç yerleşimini denize doğru yeniden yönlendiren bir mekânsal organizasyon üretmektir. Böylece proje, yalnızca bir yapılaşma önerisi değil, kentin kara ile su arasındaki ilişkisini yeniden tanımlayan bir geçiş mekânı olarak varlık kazanır.
Samsun,
ilk bakışta Karadeniz’in alışıldık kıyı kentlerinden biri gibi görünmez. Oysa
bu, daha derin bir karakterin örtüsüdür. Kıyı ile yamaç arasındaki keskin
diyalog burada yumuşamış; iki coğrafyanın sesi tek bir bedende birleşmiştir.
Doğudan bakıldığında Karadeniz’in eğimli dili duyulur, merkeze yaklaştıkça
yüzey genişler, ufuk açılır ve İç Anadolu’nun dinginliği hissedilir.Bu
nedenle Samsun ne tam bir kıyı kenti ne de bir iç yerleşimdir; o, arada duran
bir eşiktir. Ama her durumda değişmeyen bir şey vardır: denizin hafızası.
Rüzgârda, ışıkta ve boşluklarda dolaşan o görünmez iz. Burada
düz zeminler bile aslında düz değildir; içlerinde saklı bir hareket, görünmeyen
bir eğim taşır. Müdahale tam da burada başlar: düzlüğün içine yamaçları geri
çağırmak, yüzeyi hatırlatmak. Çünkü yamaç, yalnızca bir zorluk değil, bir keşif
biçimidir. Her adımda değişen, bedeni ve zihni uyandıran bir akış.Bu
yüzden eğim ve boşluk, yalnızca birer form değil; bir hatırlayıştır. Mekânın
nefes alması, konuşması için… Ve Samsun’un özü belki de şudur: Düzlüğün içinde
saklı bir yamaç, yamaçta yankılanan bir deniz, ve arada, sürekli dönüşen
mekânın sessiz şiiri.
Date : 26.07.2026
Title : Samsun Büyükşehir Belediyesi Hizmet binası, Kültür merkezi ve Cami tasarımı
Client : Samsun Büyükşehir Belediyesi
Location : Samsun
Area : 82.000m2 m²
Status :